Boğaz'ı hiç olmadığı gibi keşfetmek için küçük grup kruvaziyer teknemize adım atın. 3,5 saatlik bu yolculuk; tarihi keşif, manzara ve dinlenmeyi İstanbul'un efsanevi kıyılarının büyüleyici arka planında bir araya getiriyor.
Yolculuğunuz Kabataş'tan başlıyor. Sakin ve samimi bir atmosfer yaratmak amacıyla sınırlı sayıda misafir alan konforlu teknemize binerek Boğaz'ın Avrupa yakasında ilerlemeye başlıyorsunuz. Yol boyunca Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Ortaköy Camii ve Boğaz Köprüsü gibi İstanbul'un en simgesel yapılarına tanıklık ediyorsunuz.
9 dilde hizmet veren çok dilli mobil sesli rehberimiz sayesinde gördüklerinizin tarihini ve hikâyelerini kendi telefonunuzdan, kendi hızınızda dinleyebilirsiniz.
İkinci Boğaz Köprüsü'nün altından geçtikten sonra teknemiz Anadolu yakasına geçerek Osmanlı döneminden kalma tarihi bir kıyı kalesi olan Anadolu Hisarı'na yanaşıyor. Burada bir saat boyunca özgürce dolaşabilir, eski sokakları keşfedebilir ve kalenin sunduğu eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
Boğaz'ın en dar noktasına yelken açın ve imparatorlukların kaderini şekillendiren bu tarihi mekânı bizzat deneyimleyin. Sultan I. Bayezid tarafından 1393–1394 yıllarında inşa edilen Anadolu Hisarı, Osmanlıların İstanbul üzerindeki ilk büyük askeri tutunma noktasıydı. Bizans'a gelen yardımı kesmek ve stratejik Boğaz sularının kontrolünü ele geçirmek amacıyla inşa edilen bu kale, daha sonra Sultan II. Mehmed'in karşı kıyıda Rumeli Hisarı'nı yaptırmasıyla tamamlandı. Bu iki kalenin oluşturduğu çelik halka, 1453'teki efsanevi İstanbul'un Fethine zemin hazırladı.
İstanbul'un günümüze ulaşan en eski Osmanlı yapılarından biri olan Anadolu Hisarı, yalnızca taş duvarlardan ibaret değil; dünya tarihinin bir dönüm noktasına açılan bir kapı. Restore edilmiş kalıntıları gezerken Boğaz'a kuş bakışı bakın ve bir zamanlar nöbet tutan askerlerin ayak bastığı yerlerde hayal gücünüzü serbest bırakın.
Kalenin çevresindeki Anadolu Hisarı mahallesi de bir o kadar büyüleyici. Askerlerden, ahşap yalılardan ve Osmanlı çeşmelerinden oluşan bu sakin kasaba, bugün İstanbul'un en huzurlu ve görsel açıdan en zengin semtlerinden biri olmayı sürdürüyor. Lale Devri'nde şair ve sanatçıların sığınağı olan Göksu Deresi kıyısında kurulu bu mahallede tarihi yollardan yürüyebilir, unutulmaz fotoğraflar çekebilir ve tarihin doğayla iç içe geçtiği bir İstanbul'u deneyimleyebilirsiniz.
Yolculuk Anadolu yakası boyunca devam ediyor. Görkemli yalılar, yemyeşil yamaçlar ve Kuleli Askeri Lisesi ile Beylerbeyi Sarayı gibi tarihi yapılar eşliğinde ilerlerken Boğaz'ın kalbine yeniden yaklaşıyorsunuz. Kız Kulesi'nin romantik siluetinin önünden geçerek Kabataş'a dönüyorsunuz.
Deneyimi tamamlamak için teknede hafif atıştırmalıklar ikram ediliyor; manzaranın tadını Türk misafirperverliğinin lezzetiyle çıkarmanın en güzel yolu.
İstanbul'a ilk kez gelenler için de defalarca gelmiş kaşifler için de bu tur, şehri boğazın her iki yakasından sakin, bilgilendirici ve unutulmaz bir şekilde keşfetmenin en özel yolu.
Fiyat: 480 TL den Başlayan Fiyatlar (Kişi Başı)